Antep'te baklavanın, fıstığın, kuruyemişin kargoyla gitmediği şehir yok. Bayramdan önce telefon hiç susmuyor; İstanbul'dan, İzmir'den, yurt dışındaki akrabadan sipariş yağıyor. Sonra masaya bakıyorsunuz: deftere yazılmış yarısı okunmayan adresler, telefonda biriken havale dekontu fotoğrafları, eşinizin hesabına düşen onlarca mesaj. Sipariş çok, düzen yok.
Tuhaf olan şu: ürün dünya çapında, satış kanalı ise mahalle defteri seviyesinde kalıyor. Oysa Antepli üreticinin en güçlü olduğu yer tam burası. Herkesin tanıdığı bir lezzet ve hazır bir talep var. Eksik olan tek şey, o talebi telefon başında nöbet tutmadan toplayan bir sistem.

Instagram satışı neden bir yere kadar?
Çoğu üretici işe Instagram'dan başlıyor, doğru karar. Ama Instagram bir vitrin, kasa değil. Müşteri "fiyat?", "kaça gönderiyorsunuz?", "kapıda ödeme var mı?" diye yazıyor; siz tezgahtayken mesaj okunmadan kalıyor. Ödeme havaleyle alınıyor, takip dekont fotoğrafıyla yapılıyor. Bir de şu var: o hesap sizin değil, kiracısınız. Bir sabah hesap kapanırsa müşteri listeniz de gider. Kendi siteniz tapulu dükkanınızdır.
Online satış düzeni neye benziyor?
Karmaşık değil. Ürünler gramajı ve net fiyatıyla listede durur. Müşteri sepete atar, kartıyla öder, adresini girer. Sipariş size tek yerden düşer: kim ne istemiş, nereye gidecek, ödendi mi, hepsi bir ekranda. Kargo entegrasyonuyla takip numarası müşteriye kendiliğinden gider. Siz kutulamaya bakarsınız, gerisini sistem tutar.
- Ürün sayfaları: gramaj, içindekiler, raf ömrü ve net fiyat. Soruyu baştan cevaplarsanız mesaj trafiği yarıya iner.
- Kartla ve kapıda ödeme: havale dekontu kovalamak satışı yavaşlatır, kararsız müşteriyi de kaçırır.
- Kargo entegrasyonu: anlaşmalı kargoyla gönderi etiketi otomatik basılır, takip numarası müşteriye düşer.
- Tazelik notu: kargo süresi ve saklama koşulu sayfada yazsın; "yolda bozulur mu" sorusunu baştan kapatın.
- Bayram modu: yoğun dönemde teslim süresini siteden tek hamlede uzatın, müşteri en baştan bilsin.

Google'da "antep baklava" değil, sizin adınız
"Antep baklava" yazınca çıkan ilk sayfayı büyük markalar tutmuş; oraya kısa yoldan girilmiyor. Ama oyun orada değil. İnsanlar "fıstık ezmesi hediyelik", "sade fıstıklı kuru baklava kargo" ya da doğrudan markanızın adıyla arıyor ve bu dar aramalarda rakip az. Bir de Google işletme profiliniz ve yorumlarınız var. Düzenli yorum gelen küçük bir üretici, profilini boş bırakmış büyük bir isimden daha görünür olabiliyor. Niş kelime artı memnun müşteri yorumu, reklam bütçesinden hem ucuz hem kalıcıdır.
Ürün Antep'in; satış kanalı da sizin olsun, kiralık değil.
Telefonda ve DM'de dağılan siparişleri tek düzene almak isterseniz kaç çeşit ürün sattığınızı ve aylık kabaca sipariş sayınızı yazın; size uyacak kurulumun kapsamını ve kabaca süresini söyleyelim.
Baklavayı siz yaparsınız, en iyisini de siz bilirsiniz. Siparişi kovalamak ise sizin işiniz değil. Onu sisteme bırakın, siz tezgaha bakın.
